<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<?xml-stylesheet type="text/css" href="/css/feed.css"?>
<rss xmlns:googleplay="http://www.google.com/schemas/play-podcasts/1.0" xmlns:itunes="http://www.itunes.com/dtds/podcast-1.0.dtd" version="2.0">
<channel>
<title>sarkalastik</title>
<link>//podcastplus.net/feed/podcast~7e549d6c715a00171d9c08e90684547458dab0192e61a2eb1c30e4d05591e655</link>
<description>karşınıza her türlü sedâ çıkabilir sarkalastik.substack.com</description>
<pubDate>Thu, 14 May 2026 07:56:34 +0000</pubDate>
<item>
<title>Sesli hikâye: Beyaz Mantolu Adam</title>
<link>https://api.substack.com/feed/podcast/29133272/1fcac9f5de98b4bf310301692d850e96.mp3</link>
<description>  İtalyan yazar Italo Calvino, “  Klasikleri niçin okumalıyız?  ” başlıklı bir makalede, klasik eserlerle ilgili şaşırtıcı, biraz alaycı, ama tam on ikiden tespitler yapmıştı.   Şu kısmını alıntılayayım:   Klasikler, insanların, hiçbir zaman “Okuyorum” demedikleri, genellikle “Yeniden okuyorum” dedikleri kitaplardır.   Bu durum, hiç değilse “mürekkep yalamış” denen insanlar için geçerliyse de, gençler için geçerli değildir; çünkü gençler, dünyayla ve dünyanın bir parçası olan klasiklerle ilk kez karşılaştıkları bir yaştadırlar.   “Okumak” eyleminin başına getirilen yineleyici “yeniden” sözcüğünün, ünlü bir kitabı okumamış olmayı kabullenmekten utanan kişilerin yeltendiği küçük bir ikiyüzlülüğü yansıttığı söylenebilir. Ama oluşum çağımızda ne kadar çok kitap okumuş olursak olalım, henüz okumadığımız dünya kadar temel yapıt olacağını belirtirsek, bu tür kişilerin yüreğine biraz olsun su...</description>
<pubDate>Sat, 26 Dec 2020 15:00:02 +0000</pubDate>
<guid>https://api.substack.com/feed/podcast/29133272/1fcac9f5de98b4bf310301692d850e96.mp3</guid>
<enclosure url="https://api.substack.com/feed/podcast/29133272/1fcac9f5de98b4bf310301692d850e96.mp3" type="audio/mpeg" length="1"/>
</item>
</channel>
</rss>
